İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Kaçakçılık, Narkotik ve Ekonomik Suçlar Soruşturma Bürosu tarafından Manifest grubunun kurucusu ve tutuklu menajeri Tolga Akış hakkında yürütülen soruşturma tamamlandı. Hazırlanan iddianamede Akış’ın Manifest grubunun yapımcısı ve şirket sahibi olduğu, grup üyelerini “Big Five” isimli program aracılığıyla bizzat seçtiği belirtildi. Grubun konser ve gösterilerinin menajerlik şirketi üzerinden planlandığı, finansal işlemlerin de Akış tarafından yürütüldüğü kaydedildi.
Savcılıktan tolga akış hakkında değerlendirme
İddianamede, Akış’ın yürüttüğü menajerlik faaliyetlerinin yalnızca temsil göreviyle sınırlı olmadığı öne sürüldü. Savcılık, Akış’ın Manifest grubunun gösterilerinin sınırlarının belirlenmesinde, içeriklerin oluşturulmasında ve ticari stratejinin şekillendirilmesinde etkin rol üstlendiğini belirtti. Konserlerdeki koreografiler ve yayımlanan görüntülere de değinilen iddianamede, bunların toplumun edep ve haya duyguları üzerindeki olası etkilerinin Akış tarafından bilinmemesinin mümkün olmadığı ileri sürüldü. Gösteriler ile kullanılan kıyafetlerin aynı zamanda pazarlama stratejisinin bir parçası olduğu iddia edildi.
Çocukların korunmasına vurgu yapıldı
İddianamede, müstehcenlik suçunun değerlendirilmesinde toplumun genel değer yargıları ile özellikle çocukların korunmasının esas alınması gerektiği ifade edildi. Çocukların ruhsal ve psikolojik gelişimine zarar verebileceği ileri sürülen gösterilerin yaş sınırlaması gözetilmeden geniş kitlelere ulaştırılmasının kabul edilemeyeceği belirtildi.
Savcılık, Akış’ın grubun performanslarının oluşturulması ve görüntülerin yayımlanmasında etkin rol aldığı ve üzerine atılı suç yönünden yeterli delil bulunduğu değerlendirmesinde bulundu.

Tolga Akış’a 3 yıla kadar hapis talebi
İddianamede Tolga Akış’ın “müstehcen yayınların yayınlanmasına aracılık etmek” suçundan 6 aydan 3 yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılması talep edildi.
Uyuşturucu testi negatif çıkmıştı
Soruşturma kapsamında Tolga Akış’tan Adli Tıp Kurumu tarafından kan, idrar ve saç örnekleri alınmıştı. Yapılan incelemelerde Akış’ın örneklerinde uyuşturucu maddeye rastlanmamıştı.
“Manifest grubunun kurucusuyum”
Tolga Akış, soruşturma kapsamında verdiği savcılık ifadesinde Manifest müzik grubunun kurucusu olduğunu ve grup üyelerini “Big Five Türkiye” isimli yarışmada seçtiğini belirtmişti. Akış, yurt dışından hesaplarına gelen paraların kaynağına ilişkin olarak yalnızca YouTube ve müzik servislerinden ödeme aldığını söylemişti.
Mesut Adlin’i yaklaşık bir yıl önce bazı projelerde fotoğrafçı olarak çalışması nedeniyle tanıdığını ifade eden Akış, Adlin hakkında bazı kadınlar tarafından taciz iddialarının gündeme getirilmesinin ardından birlikte çalışmayı bıraktıklarını kaydetmişti.
Sosyal medyada paylaşılan bazı yazışmalara ilişkin de konuşan Akış, bunların eşi Gizem Akış ile Zeynep Sürmeli ve Mesut Adlin arasındaki konuşmalar olduğunu belirtmişti. Yazışmaların mizah amacıyla yapıldığını savunan Akış, paylaşımların konuşmaların tamamı yayımlanmadan kamuoyunda algı oluşturacak şekilde kullanıldığını ileri sürmüştü.
“Dans figürleri benim yönetimimde gerçekleşmedi”
Akış, 6 Eylül 2025 tarihinde Küçükçiftlik Parkı’nda gerçekleştirilen ve daha sonra Manifest üyelerinin yargılandığı soruşturmaya ilişkin de açıklamada bulunmuştu. Söz konusu soruşturmada şüpheli olmadığını belirten Akış, konserdeki dans figürlerinin kendi yönetiminde gerçekleşmediğini ve bu nedenle sorumluluğunun bulunmadığını savunmuştu.
Manifest’in gelir paylaşımını açıkladı
Tolga Akış, Manifest grubuyla yürütülen iş ilişkisindeki gelir paylaşımına ilişkin de bilgi vermişti. Akış’ın ifadesine göre elde edilen gelirin yüzde 60’ı Manifest üyelerine eşit miktarda dağıtılırken, yüzde 40’lık bölüm şirket tarafından Manifest projesinin giderleri için ayrılıyor.
Grup üyelerinin başka kişilerle görüşmelerinin yasaklandığı yönündeki iddiaları reddeden Akış, üyelerin kendi sosyal medya hesaplarından bağımsız reklamlı paylaşım yapamamasına ilişkin iddianın ise kısmen doğru olduğunu belirtmişti. Akış, bu uygulamanın projeyi korumak amacıyla hayata geçirildiğini söylemişti. Akış ayrıca grup üyelerinin sözleşmeye aykırı davranmaları durumunda kazançlarına oranla belirlenen bir cezai şart bulunduğunu ifade etmişti.

Hasta olduklarında sahneye çıkmaya zorlandıkları iddiasını reddetti
Akış, grup üyelerinin hasta oldukları dönemlerde sahneye çıkmaları için baskı gördükleri yönündeki iddiaları da kabul etmemişti. Yenikapı konserinde rahatsızlanan grup üyesi Hilal’in kendi isteğiyle konsere dönmek istemesine rağmen iki doktordan onay almadan sahneye çıkmasına izin vermediğini belirten Akış, bu nedenle konserin yaklaşık yarım saat uzadığını söylemişti.
Grubun yılda yaklaşık 20 konser verdiğini kaydeden Akış, konserlerde doktor, psikolog ve fizyoterapistin de grupla birlikte bulunduğunu belirtmişti.
“Hesaplarımı suç gelirlerini aklamak için kullanmadım”
Akış, yapay PR çalışmaları ve bot hesap kullanımına ilişkin iddiaları da reddetmişti. Bot hesaplarla herhangi bir bağlantılarının bulunmadığını belirten Akış, sosyal medyadaki paylaşımların grubun hayranları tarafından yapıldığını savunmuştu. Manifest’in uluslararası alanda tanıtılması amacıyla Netflix’e dizi projesi için başvurduklarını da anlatan Akış, yapılan görüşmelerin ardından grubun dizisi yerine belgeselinin hazırlanmasının daha uygun olacağı konusunda çalışmalara başladıklarını söylemişti.
Akış, banka hesaplarının suç gelirlerinin aklanması amacıyla kullanıldığı yönündeki iddiaları da reddederek, gözaltına alındığında telefon şifresini kendi rızasıyla teslim ettiğini ve telefonuyla banka hesaplarının incelenmesinin ardından beyanlarının doğruluğunun ortaya çıkacağını ifade etmişti.
Next





